23 Şubat 2014 Pazar
peşimde kalan
Melankoli gölge gibi peşimde
Kesikli ayna
Yüzümü izlemekten yoruldu
Şehrin gecesi uzun
Işıkları zamanlı
Kanatları esir
Mor salkımlı yol
Kesikli ayna
Bir de ben
Nereye gideceğimizi bilmiyoruz
Issız geceden geçerken
Yorgun düşen at,
Güvercinler
Geceyi uğurladık ve düşündük
At nereye gideceğini çok iyi biliyordu
Güvercinler de
''Ne kadar uzağa giderlerse gitsinler gene yuvalarına geri dönerler. ...''
Sadece bir kaç resim
O günden kalan…
rengin özesmi
nefes kuşu
yazmak duvarları itmek
Yazmak Duvarları İtmek
Yarın sabah kapı açılmayacak.
Yazı sessiz sedasız duvardan süzülüp gidecek.
Kalemi affet o istemeden içeride seninle kalacak.
Ümit işkili terk etmeden yaz.
Duymadığın bir sesi, tutmadığın bir eli düşün.
Her şeyi bilmezden geldiğini; korkan harflerini sustuğunu düşün.
Kanama zamanı yaz.
Eşiğinde ağır her şey.
İçerideki sessizlik, ormanın suskunluğuna,
Gecenin zehirli sessizliğine benziyor mu?
Sessizliğin sesiyle sessizliği yaz.
Kağıdı eskitmeden eskileri yaz.
İçindeki karalar odasında gölgesiz bekleyen sabahın elinden tut.
Dilindeki sitemler, yüreğindeki eziklerle geçmişten geçir sabahı.
Balıkçı kuşları, kerpiç evler,
Harran ovası, kelaynaklar, mektup, rüzgar,
Tehlikeli acıya açık oltacı çocuk bilmez.
Yarın sabah kapı açılmayacak.
Yaz tutulmuş duvar yüksek
Hasret mahpusa yasak
Kalbin esiyorsa hala çılgınsın.
Ağaçların dallarını düşün, bütün taşlarını say yeryüzünün.
Parça parça kes cümleleri, yeniden yapıştır sözcükleri.
Çek tetiğini gülüşünün patlat kahkahayı
Naftalin kokusu duyduğunda;
Seni yeniden yaratan acılarından geçir kalemi.
Kendi hapishanelerinden kaçışını yaz.
Geceye karşı zayıf olduğun saatleri, zorunluluklar hapishanesini, aile hapishanesini
(içeriden nasıl görünüyor?) yaz.
O hep aynı akşam;
O hep aynı sabah
İçinde dönüp duran işkili, putlarını, maskelerini birer birer nasıl terk ettiğini anlat.
Çerçevesizleşebildin mi?
Yine yeniden hep yanıldığını anlat.
Çocuk gövden, kadın gövden, adam gövden daha ne kadar yaralanabilir anlat.
Nakil araçlarına da işkence aletleri koysunlar söyle.
Herkesi şaşırtan; seni hiç şaşırtmayan insanları anlat.
Kendi hikayesini hiç yazamayacak olan Seniha' nın hikayesini de yaz.
(Bedenen huzursuz adamlar geceleyin buçukta gölgeleriyle beraber geldiler.
Talan etmek için kendilerini ve talan etmek için Seniha' yı
Kayıp acıyı aradılar.
Seniha' nın avazları mezarlıkta çınladı.
Ara vermeden seri süratli avazladı.)Ve seni ve beni Seniha
Kırıp dağıtan
Keçilerden yazmalardan
Geçirdiğin gençliğin…
( İşte bu kadar hayat sana Seniha.)
Kilitli çekmecede üşümez dilin.
Kızıl canlı kadınlar sokağından geçir kalemi.
Canını sıkan mistik bir gece.
Kendini fırlatmak, karıştırmak, yeniden toplamak ve etkilemek istediğin bir gece ya da-
iğneni bırakıp ölmek istediğin bir gece..
Pişman yollar uydurmuş olsun hayat sana.
Kırık dökük yarım kalmış hayatın Anadolu’ nun kayıp türkülerinde yakılmış olsun.
Akşam kompozisyonları geçerken usundan bir takım insanların;
Sen gecenin üstünde sabahı üşütürsün. Acıya refakat edemeyenleri anlat.
Taşın yakutun gecenin
Üstüne ince çizgi
Bir deli adamın gözleri
Asıldı ağaç dalına boynu
Şeffaf teninden düştü canı
Yaşam enerjisi içine sıkışmış insanı anlat. Pusuda şiiri bekle. Firavun karıncaları, marangoz karıncaları, çılgın karıncalar.( ''evlerinin önü sarı karınca'' )
Şişenin içinde su, suyun içinde şişe.
Şişenin içinde yorgunluk su.
Suyun içinde yorgunluk şişe.
Su Yorgunluk,
Yorgunluk insanın kendisi.
Suya düşen yaprağı taşıyan nehir.
Sözün gücünden (demir kapı)
Vazgeçmemek (yazı)
Üç (yazmamak yok)
Tozlanmak yok (yazı tozları üfler)
En (sonunda yine yaz)
Sevdiğin (yazı)
Okuduğun (yazı)
Tarifsiz (haz yazında)
Amansız (düş yazında)
Yol (yazıdan çıkar)
Yazı (yaz)
Yazı saydamdır. Seni de saydamlaştırabilir.
rengin özesmi
nefes kuşu
Yarın sabah kapı açılmayacak.
Yazı sessiz sedasız duvardan süzülüp gidecek.
Kalemi affet o istemeden içeride seninle kalacak.
Ümit işkili terk etmeden yaz.
Duymadığın bir sesi, tutmadığın bir eli düşün.
Her şeyi bilmezden geldiğini; korkan harflerini sustuğunu düşün.
Kanama zamanı yaz.
Eşiğinde ağır her şey.
İçerideki sessizlik, ormanın suskunluğuna,
Gecenin zehirli sessizliğine benziyor mu?
Sessizliğin sesiyle sessizliği yaz.
Kağıdı eskitmeden eskileri yaz.
İçindeki karalar odasında gölgesiz bekleyen sabahın elinden tut.
Dilindeki sitemler, yüreğindeki eziklerle geçmişten geçir sabahı.
Balıkçı kuşları, kerpiç evler,
Harran ovası, kelaynaklar, mektup, rüzgar,
Tehlikeli acıya açık oltacı çocuk bilmez.
Yarın sabah kapı açılmayacak.
Yaz tutulmuş duvar yüksek
Hasret mahpusa yasak
Kalbin esiyorsa hala çılgınsın.
Ağaçların dallarını düşün, bütün taşlarını say yeryüzünün.
Parça parça kes cümleleri, yeniden yapıştır sözcükleri.
Çek tetiğini gülüşünün patlat kahkahayı
Naftalin kokusu duyduğunda;
Seni yeniden yaratan acılarından geçir kalemi.
Kendi hapishanelerinden kaçışını yaz.
Geceye karşı zayıf olduğun saatleri, zorunluluklar hapishanesini, aile hapishanesini
(içeriden nasıl görünüyor?) yaz.
O hep aynı akşam;
O hep aynı sabah
İçinde dönüp duran işkili, putlarını, maskelerini birer birer nasıl terk ettiğini anlat.
Çerçevesizleşebildin mi?
Yine yeniden hep yanıldığını anlat.
Çocuk gövden, kadın gövden, adam gövden daha ne kadar yaralanabilir anlat.
Nakil araçlarına da işkence aletleri koysunlar söyle.
Herkesi şaşırtan; seni hiç şaşırtmayan insanları anlat.
Kendi hikayesini hiç yazamayacak olan Seniha' nın hikayesini de yaz.
(Bedenen huzursuz adamlar geceleyin buçukta gölgeleriyle beraber geldiler.
Talan etmek için kendilerini ve talan etmek için Seniha' yı
Kayıp acıyı aradılar.
Seniha' nın avazları mezarlıkta çınladı.
Ara vermeden seri süratli avazladı.)Ve seni ve beni Seniha
Kırıp dağıtan
Keçilerden yazmalardan
Geçirdiğin gençliğin…
( İşte bu kadar hayat sana Seniha.)
Kilitli çekmecede üşümez dilin.
Kızıl canlı kadınlar sokağından geçir kalemi.
Canını sıkan mistik bir gece.
Kendini fırlatmak, karıştırmak, yeniden toplamak ve etkilemek istediğin bir gece ya da-
iğneni bırakıp ölmek istediğin bir gece..
Pişman yollar uydurmuş olsun hayat sana.
Kırık dökük yarım kalmış hayatın Anadolu’ nun kayıp türkülerinde yakılmış olsun.
Akşam kompozisyonları geçerken usundan bir takım insanların;
Sen gecenin üstünde sabahı üşütürsün. Acıya refakat edemeyenleri anlat.
Taşın yakutun gecenin
Üstüne ince çizgi
Bir deli adamın gözleri
Asıldı ağaç dalına boynu
Şeffaf teninden düştü canı
Yaşam enerjisi içine sıkışmış insanı anlat. Pusuda şiiri bekle. Firavun karıncaları, marangoz karıncaları, çılgın karıncalar.( ''evlerinin önü sarı karınca'' )
Şişenin içinde su, suyun içinde şişe.
Şişenin içinde yorgunluk su.
Suyun içinde yorgunluk şişe.
Su Yorgunluk,
Yorgunluk insanın kendisi.
Suya düşen yaprağı taşıyan nehir.
Sözün gücünden (demir kapı)
Vazgeçmemek (yazı)
Üç (yazmamak yok)
Tozlanmak yok (yazı tozları üfler)
En (sonunda yine yaz)
Sevdiğin (yazı)
Okuduğun (yazı)
Tarifsiz (haz yazında)
Amansız (düş yazında)
Yol (yazıdan çıkar)
Yazı (yaz)
Yazı saydamdır. Seni de saydamlaştırabilir.
rengin özesmi
nefes kuşu
Çingene
kendine yeni bir sabah çiziyor çingene
evin gölgesi üşüyor
kimsenin bilmediği sebepten
elvedasız sözler birikmiş evde
çingenenin içi dar savrulmuş uykudan
ağlıyor sesini yavaşça çoğaltarak
görüntüleri derinleştirip ağlıyor
tenekeli mahallede güvercin çingene
en çok seni sever
en çok senin eline yakışır
hayal gibi esen rüzgarından
suyundan kuşundan kedisinden
dar yollarından koşarak mahallesinin
fotoğrafları çerçevesizleştirip
ağlıyor çingene
gülümse çingene
eski kırık dökük faytonunda
uyu çingene
oyna çingene
saçına çaput bağla
sür beyaz köpük
siyah yüzüne yakışsın
rengin özesmi
nefes kuşu
kendine yeni bir sabah çiziyor çingene
evin gölgesi üşüyor
kimsenin bilmediği sebepten
elvedasız sözler birikmiş evde
çingenenin içi dar savrulmuş uykudan
ağlıyor sesini yavaşça çoğaltarak
görüntüleri derinleştirip ağlıyor
tenekeli mahallede güvercin çingene
en çok seni sever
en çok senin eline yakışır
hayal gibi esen rüzgarından
suyundan kuşundan kedisinden
dar yollarından koşarak mahallesinin
fotoğrafları çerçevesizleştirip
ağlıyor çingene
gülümse çingene
eski kırık dökük faytonunda
uyu çingene
oyna çingene
saçına çaput bağla
sür beyaz köpük
siyah yüzüne yakışsın
rengin özesmi
nefes kuşu
Mor Gece
uykuma gece
dedemin masalındayım
caddelerden koşuyorum
gece beni yakalıyor--
işte şehir ve mor yol
duvarlar
kesikli ayna
bir de ben
beni düş' e
yoran gecenin sonunda
ne olacağını bilmezken--
(deniz tarafından ben çocuktum)
bir sevgi bilirdim
kimsenin değildim
(en iyiyi ve en kötüyü acaba gördüm mü?)
işte şehir
bu mor yol--
siyah üzüm gibi kararmış gözlerin
uykuma gece
uzak şehrin; uzun gecesi…
ayrıldık
rengin özesmi
nefes kuşu
uykuma gece
dedemin masalındayım
caddelerden koşuyorum
gece beni yakalıyor--
işte şehir ve mor yol
duvarlar
kesikli ayna
bir de ben
beni düş' e
yoran gecenin sonunda
ne olacağını bilmezken--
(deniz tarafından ben çocuktum)
bir sevgi bilirdim
kimsenin değildim
(en iyiyi ve en kötüyü acaba gördüm mü?)
işte şehir
bu mor yol--
siyah üzüm gibi kararmış gözlerin
uykuma gece
uzak şehrin; uzun gecesi…
ayrıldık
rengin özesmi
nefes kuşu
Yazıldığı halde okunmayan Harf
eğer gözlerin,
kalbimi gördü ise, aşıktım
gerçeklik ve rüya bir arada
kaşlarını çattı rüya
seni unutmak hakkında
denizler ve yüksek dağlar hakkında
tereddütlü aralık bir zaman
bir şey söylemeyin
denizler ve yüksek dağlar var aramızda
umarsızım
saatler günler geçti
içimdeki küçük çocuk teselli bulmadı
seni unutmak hakkında
bir şey söylemeyin…
unutulmayan unutulmaz
sessiz suskun
içinden okuduğun harfler gibi
saklanır
rengin özesmi
nefes kuşu
eğer gözlerin,
kalbimi gördü ise, aşıktım
gerçeklik ve rüya bir arada
kaşlarını çattı rüya
seni unutmak hakkında
denizler ve yüksek dağlar hakkında
tereddütlü aralık bir zaman
bir şey söylemeyin
denizler ve yüksek dağlar var aramızda
umarsızım
saatler günler geçti
içimdeki küçük çocuk teselli bulmadı
seni unutmak hakkında
bir şey söylemeyin…
unutulmayan unutulmaz
sessiz suskun
içinden okuduğun harfler gibi
saklanır
rengin özesmi
nefes kuşu
Deprem
dağın gözleri ağaçlara bakıyor
dağın saçları sarı
sarı geçirgen ve geçici
heykel ağlıyor görmedin sen
deniz ağaçların ağaçlar evlerin üstüne çıkıyor
baykuşun gözleri şehre aşağıdan bakıyor
kimse kendi adına konuşmuyor
rahibeler tahta hanede tahta
evlerin önünde memeleriyle
ölüyorlar
kırmızı gözlüler geldiler
birbirlerine sarılarak göçtüler
deniz kıpkızıl tablo kanıyor
rengin özesmi
nefes kuşu
dağın gözleri ağaçlara bakıyor
dağın saçları sarı
sarı geçirgen ve geçici
heykel ağlıyor görmedin sen
deniz ağaçların ağaçlar evlerin üstüne çıkıyor
baykuşun gözleri şehre aşağıdan bakıyor
kimse kendi adına konuşmuyor
rahibeler tahta hanede tahta
evlerin önünde memeleriyle
ölüyorlar
kırmızı gözlüler geldiler
birbirlerine sarılarak göçtüler
deniz kıpkızıl tablo kanıyor
rengin özesmi
nefes kuşu
Mor
kırılmış dal
yeşil kanıyor
yüzünün kafesinde -kırmızı düş
kıpkızıl yanıyor bir gözüm kıyamet
bir yüzüm mor
mor ezik sessiz içli
ne anlamak istedi ki
hayat zulada demleniyor
yalnızlık tanrısı masum hane/de
yalnızlığı yüzümüze yazıyor
insanım yanlışım imkansızım
çeçen kızıyım kış günü huzuruyum
kırmızı üstüne mor
mora haksızlık bu
rengin özesmi
nefes kuşu
kırılmış dal
yeşil kanıyor
yüzünün kafesinde -kırmızı düş
kıpkızıl yanıyor bir gözüm kıyamet
bir yüzüm mor
mor ezik sessiz içli
ne anlamak istedi ki
hayat zulada demleniyor
yalnızlık tanrısı masum hane/de
yalnızlığı yüzümüze yazıyor
insanım yanlışım imkansızım
çeçen kızıyım kış günü huzuruyum
kırmızı üstüne mor
mora haksızlık bu
rengin özesmi
nefes kuşu
Maske
Sevişirdi -çocukluğundan açardı kadın
Eşyalar şehirler ve
Hiç bir nefes yetmezdi
Dağıtırdı günleri tarihsiz
Duvarlara konuşurdu ve
Karanlığa konuşurdu kadın
Yıldızlar büyürdü gözlerinde
Uzaklığı tekinsiz hüznü bezgin
Dönen yanı eksikti
Gündüzlerin birinde
Kadının gözleri düşü yordu
Maske kırıldı
rengin özesmi
nefes kuşu
Sevişirdi -çocukluğundan açardı kadın
Eşyalar şehirler ve
Hiç bir nefes yetmezdi
Dağıtırdı günleri tarihsiz
Duvarlara konuşurdu ve
Karanlığa konuşurdu kadın
Yıldızlar büyürdü gözlerinde
Uzaklığı tekinsiz hüznü bezgin
Dönen yanı eksikti
Gündüzlerin birinde
Kadının gözleri düşü yordu
Maske kırıldı
rengin özesmi
nefes kuşu
Dalgın
dalgın zamanın üşümeyelim
aşkın da dalgın şaşırmış
ağaçta asılı bekleyiş
gökten suya düştü mermer bulut
çekmece açıcısı gelmiş üşüme
bekleyiş pembe göz aydın gecede
üşüme ben gelmeden önce
döngünün dönüşüne üşüme
aydın geceden dalgın
şimdi göz aydın zamanıdır
döngünün dalgın zamanı geçerse
ağaçlar suya düşecek
göz dalgalı deniz bulutlu söz bohçada
çekmecede gizlice ağlıyor dilin
rengin özesmi
nefes kuşu
dalgın zamanın üşümeyelim
aşkın da dalgın şaşırmış
ağaçta asılı bekleyiş
gökten suya düştü mermer bulut
çekmece açıcısı gelmiş üşüme
bekleyiş pembe göz aydın gecede
üşüme ben gelmeden önce
döngünün dönüşüne üşüme
aydın geceden dalgın
şimdi göz aydın zamanıdır
döngünün dalgın zamanı geçerse
ağaçlar suya düşecek
göz dalgalı deniz bulutlu söz bohçada
çekmecede gizlice ağlıyor dilin
rengin özesmi
nefes kuşu
Kum
kumlara karıştı su
kum suyu yuttu
(su yeterince az)
ancak kalbim çığlık çığlığa
ben KUM-muşum
konukseverliğiniz-den
bu gece hiç uyumadım
hatırlıyor musunuz
yıldızları saydım
bir tek yıldız gördüm sadece
hayatımızın geri kalanını
benimle geçirmeye hazır mısın
güvenilmez artık bana
tekin değilim
bizi ikna edebilir miyim
kalbim bir gün sakinleyecek mi
hep bu yüzden
vazgeçilen kadın, kim?
bir erkek aşık ayarı yapmalıyız sana
şimdi ben bir yıldız ile beraberim
iç içe geçmiş olmamız hakkında
böylece
kırmızı iz
büyük bir ay
gökyüzünde asılı bir yıldız
ve eski avlu
çiçeği kendinden geçmiş bitkiler…
rengin özesmi
nefes kuşu
kumlara karıştı su
kum suyu yuttu
(su yeterince az)
ancak kalbim çığlık çığlığa
ben KUM-muşum
konukseverliğiniz-den
bu gece hiç uyumadım
hatırlıyor musunuz
yıldızları saydım
bir tek yıldız gördüm sadece
hayatımızın geri kalanını
benimle geçirmeye hazır mısın
güvenilmez artık bana
tekin değilim
bizi ikna edebilir miyim
kalbim bir gün sakinleyecek mi
hep bu yüzden
vazgeçilen kadın, kim?
bir erkek aşık ayarı yapmalıyız sana
şimdi ben bir yıldız ile beraberim
iç içe geçmiş olmamız hakkında
böylece
kırmızı iz
büyük bir ay
gökyüzünde asılı bir yıldız
ve eski avlu
çiçeği kendinden geçmiş bitkiler…
rengin özesmi
nefes kuşu
Annem İçin
ayak izleri on bir gece yürüdü
gökyüzünün altında bir yüz
hiçbir nehri geçerek
senin avluna ulaştı
ayakları ıslak çimlerde gezindi
kuş gibi
sevinçli.
sessiz nefesler verdi
yeşil içinde-beş kedi var anne
zümrüt yeşili saklıyor hala
iki şeffaf cam arasında
tutkular, renkler
(annecin yüzünü eline koyar- avuçların ısınır)
ıslak rüzgar ve yağmur
baharın kapısında
annecim kimse beni kızıl dillerde sevmedi
siz hep seveceksiniz-
- sizin ellerinizle bize hediye edilen sabahlar
iplik sevgi dikmiyor
güz nereye gitti
benim maskelerim
kahverengi saçlarınız sizin
kelebekler, gölgeler-hayaller
yüzüme gizlenmiş hüznünüz
annemin elleri
dokunuyor annem-
akşamları yanan ışıklar
başımda uyuyor, düş’ ler
annecim bir bakışın senin…
rengin özesmi
nefes kuşu
ayak izleri on bir gece yürüdü
gökyüzünün altında bir yüz
hiçbir nehri geçerek
senin avluna ulaştı
ayakları ıslak çimlerde gezindi
kuş gibi
sevinçli.
sessiz nefesler verdi
yeşil içinde-beş kedi var anne
zümrüt yeşili saklıyor hala
iki şeffaf cam arasında
tutkular, renkler
(annecin yüzünü eline koyar- avuçların ısınır)
ıslak rüzgar ve yağmur
baharın kapısında
annecim kimse beni kızıl dillerde sevmedi
siz hep seveceksiniz-
- sizin ellerinizle bize hediye edilen sabahlar
iplik sevgi dikmiyor
güz nereye gitti
benim maskelerim
kahverengi saçlarınız sizin
kelebekler, gölgeler-hayaller
yüzüme gizlenmiş hüznünüz
annemin elleri
dokunuyor annem-
akşamları yanan ışıklar
başımda uyuyor, düş’ ler
annecim bir bakışın senin…
rengin özesmi
nefes kuşu
21 Şubat 2014 Cuma
Ayna
sessizlik günleri
mesela/kimsem yokmuş benim
kuyuda suyun aynasında-bir yüz görüyordum
kimindi bu yüz bilmiyordum
o gölgesiz gecede/ kuyuda
siyah suyun aynasında
siyah bulutlar geçerdi yüzümden
yorgun bitkin süresiz hüzünlü
beşincinin ikinci sahnesi!
hep zamansız yaşadım aslında
yangın saçlı kadınlar bile
ezildi buğday gibi iki taşın arasında
biraz daha ışık!
ikincinin beşinci sahnesi!
mesela-aynanın aslı yok- sır' la örtülü
kapanma günlerim-dağılıyordum
zaman tarafından baştan kurgulandım
SİL BAŞTAN...
rengin özesmi
nefes kuşu
sessizlik günleri
mesela/kimsem yokmuş benim
kuyuda suyun aynasında-bir yüz görüyordum
kimindi bu yüz bilmiyordum
o gölgesiz gecede/ kuyuda
siyah suyun aynasında
siyah bulutlar geçerdi yüzümden
yorgun bitkin süresiz hüzünlü
beşincinin ikinci sahnesi!
hep zamansız yaşadım aslında
yangın saçlı kadınlar bile
ezildi buğday gibi iki taşın arasında
biraz daha ışık!
ikincinin beşinci sahnesi!
mesela-aynanın aslı yok- sır' la örtülü
kapanma günlerim-dağılıyordum
zaman tarafından baştan kurgulandım
SİL BAŞTAN...
rengin özesmi
nefes kuşu
Dans
kadının yüzü kapalı/adam siluet
kadın içine çekiyor adamı
bir yolu uzun arayış
gündüzü,
geceyi karıştıran eylem
merhamet uygulayıcı gelsin
çan, boynuz,
davul eşliğinde ayin-dans
içi kapalı/kıyılmış kadın
vicdan uygulayıcı gelsin
sonlu zihin/saf farkındalık
hayalet bölge/savruk hep içimiz-
gecenin gizli suretleri
kıvamı bozuyor…
rengin özesmi
nefes kuşu
kadının yüzü kapalı/adam siluet
kadın içine çekiyor adamı
bir yolu uzun arayış
gündüzü,
geceyi karıştıran eylem
merhamet uygulayıcı gelsin
çan, boynuz,
davul eşliğinde ayin-dans
içi kapalı/kıyılmış kadın
vicdan uygulayıcı gelsin
sonlu zihin/saf farkındalık
hayalet bölge/savruk hep içimiz-
gecenin gizli suretleri
kıvamı bozuyor…
rengin özesmi
nefes kuşu
İtaat
su tanrı süresiz itaat istedi
git-
kavlimiz sözde
zifir siyah gece kuşların yuvasını sakladı
buzlu bakışlarında bir serseri saklandı
ateşe verdiler gökyüzünü
şimdiden öteye
hurufiler yüzlere baktılar
sebep sorulmadı
kırmızı kağıttan kuklalar
içimde döne döne yanıyorlardı
o günün gece ve gündüzünde
acı otun suyunu içtik
sadeliği müşkülmüş
vakitten acıya ayrıldık
delindi sabır
rengin özesmi
nefes kuşu
su tanrı süresiz itaat istedi
git-
kavlimiz sözde
zifir siyah gece kuşların yuvasını sakladı
buzlu bakışlarında bir serseri saklandı
ateşe verdiler gökyüzünü
şimdiden öteye
hurufiler yüzlere baktılar
sebep sorulmadı
kırmızı kağıttan kuklalar
içimde döne döne yanıyorlardı
o günün gece ve gündüzünde
acı otun suyunu içtik
sadeliği müşkülmüş
vakitten acıya ayrıldık
delindi sabır
rengin özesmi
nefes kuşu
Durul Şiir
hafif yükler taşımaya alışık bir hayattan
kapalı parantezlerden kaçmak için
duvar dibine sinmiş bir çocuk eğdi başını
dikenli tellerin arasından geçti bir gün
sonra çocuk duygulara kapalı resimler çizdi
bir göz atlas perdelerin arasından
kızıl deryaya baktı
kesekağıdından kayıklar yüzdürdü
kanamalı bir günün sancılı sınırında
on beşinde dalgındı çocuk
on dokuzunda çılgın sağlıklı
otuzunda şiire tutuldu
güzel günlere uyanacak
kalmışsa bilinmeyen sonsuzluk
kalmışsa yanacak yürekler ardında
kalmışsa her şey şiire kalsın
rengin özesmi
nefes kuşu
hafif yükler taşımaya alışık bir hayattan
kapalı parantezlerden kaçmak için
duvar dibine sinmiş bir çocuk eğdi başını
dikenli tellerin arasından geçti bir gün
sonra çocuk duygulara kapalı resimler çizdi
bir göz atlas perdelerin arasından
kızıl deryaya baktı
kesekağıdından kayıklar yüzdürdü
kanamalı bir günün sancılı sınırında
on beşinde dalgındı çocuk
on dokuzunda çılgın sağlıklı
otuzunda şiire tutuldu
güzel günlere uyanacak
kalmışsa bilinmeyen sonsuzluk
kalmışsa yanacak yürekler ardında
kalmışsa her şey şiire kalsın
rengin özesmi
nefes kuşu
Yalnızlığa öfke
Gövdemi kesen bıçak
Kalbime sessizce sığınmaya çalışan
Çocuk için
Rüzgar dağıt öfkemi
Yalnızlık ellerime girdi
Çığlık gibi
Gün yüzü görmemiş suçlar
Ekledik birbirimize
Rüzgar kurut öfkemi
Zeybek adımlarıyla, tutmadan
Değmeden kimseye,/ sarhoş
Sevincinde hep kahraman
Uykudayken sürgün
Kimsesiz nedensiz
Buz sen mutlu oldun mu?
Yalnızlık ellerime girdi
Zeybek adımlarıyla
Rüzgar savur yalnızlığı
rengin özesmi
nefes kuşu
Gövdemi kesen bıçak
Kalbime sessizce sığınmaya çalışan
Çocuk için
Rüzgar dağıt öfkemi
Yalnızlık ellerime girdi
Çığlık gibi
Gün yüzü görmemiş suçlar
Ekledik birbirimize
Rüzgar kurut öfkemi
Zeybek adımlarıyla, tutmadan
Değmeden kimseye,/ sarhoş
Sevincinde hep kahraman
Uykudayken sürgün
Kimsesiz nedensiz
Buz sen mutlu oldun mu?
Yalnızlık ellerime girdi
Zeybek adımlarıyla
Rüzgar savur yalnızlığı
rengin özesmi
nefes kuşu
Gururlu sarı
Bir kez dökmemiş ellerime
Sormadan-
Ne suçları
Ne eski geçmişi
Memleket meselelerini
En büyük çarpanın yüzüne baktın mı
Ovulmalı günler
Güvercin izlerine dikkat edilmeli
Bazı geceler yalnızlık göze gelirmiş
Geminin çığlık attığını hiç duydun mu
(Gölgeler geçidinde gururlu sarı
Yar içimi sardın mı)
Karamsar gündüzlerde, düzensizlikte
Gönül döken sonbaharda
Herkes herkesi kimsenin olmadığı yerde
Bekliyor
Dönüp bakmışım gözünün içine
Denizin ufukların yabanisi
Bulunduğun yere bahar gelirdi
Aramızda çiçekler açardı
rengin özesmi
nefes kuşu
Bir kez dökmemiş ellerime
Sormadan-
Ne suçları
Ne eski geçmişi
Memleket meselelerini
En büyük çarpanın yüzüne baktın mı
Ovulmalı günler
Güvercin izlerine dikkat edilmeli
Bazı geceler yalnızlık göze gelirmiş
Geminin çığlık attığını hiç duydun mu
(Gölgeler geçidinde gururlu sarı
Yar içimi sardın mı)
Karamsar gündüzlerde, düzensizlikte
Gönül döken sonbaharda
Herkes herkesi kimsenin olmadığı yerde
Bekliyor
Dönüp bakmışım gözünün içine
Denizin ufukların yabanisi
Bulunduğun yere bahar gelirdi
Aramızda çiçekler açardı
rengin özesmi
nefes kuşu
Ben gidiyorum şiire doğru
balıkçı kuşları,
sarı sokak, kerpiç evler
mor tebessüm eteğim çorabım çocukluğum
düğün alayı turuncu tablo gelinler
tarlada tütün pamuk
gidiyorum şiire doğru
(ben gidiyorum şiire doğru)
tek başıma yalnızım
salıncakta bir kadın sallanıyor
ben değilim-
o yalnız bir kadın
ayakları suyun içinde
(ipekten aslını sökerdi)
üç bin göz ayı balığı iki kuş
deniz kıyısından yükselirlerdi
ben gidiyordum şiire doğru
güneşi çalan ağaç,
çiçekler gölün içinde
göl dalgasız-
ben şiirin yüzünden geçtim
rengin özesmi
nefes kuşu
balıkçı kuşları,
sarı sokak, kerpiç evler
mor tebessüm eteğim çorabım çocukluğum
düğün alayı turuncu tablo gelinler
tarlada tütün pamuk
gidiyorum şiire doğru
(ben gidiyorum şiire doğru)
tek başıma yalnızım
salıncakta bir kadın sallanıyor
ben değilim-
o yalnız bir kadın
ayakları suyun içinde
(ipekten aslını sökerdi)
üç bin göz ayı balığı iki kuş
deniz kıyısından yükselirlerdi
ben gidiyordum şiire doğru
güneşi çalan ağaç,
çiçekler gölün içinde
göl dalgasız-
ben şiirin yüzünden geçtim
rengin özesmi
nefes kuşu
Yorgun
yollardan acılardan uzunduk
eksilerek yaşıyorduk
(annem kalbimi yanına almış
söylemiş miydim size)
seninle büyüyordu düşler
kırmızı güller
(babamın şiirinde Isparta gülleri)
gülüyor babamın gözleri
siyah beyaz bir fotoğrafta
tıpkı eskisi gibi hiçbir şey
sonunu bensiz yaşarsınız demişti annem
terden uykudan yorgundu babam
kırık dökük hüzünlü
pırıl geceden bedensiz geçiyor hayat
rengin özesmi
nefes kuşu
yollardan acılardan uzunduk
eksilerek yaşıyorduk
(annem kalbimi yanına almış
söylemiş miydim size)
seninle büyüyordu düşler
kırmızı güller
(babamın şiirinde Isparta gülleri)
gülüyor babamın gözleri
siyah beyaz bir fotoğrafta
tıpkı eskisi gibi hiçbir şey
sonunu bensiz yaşarsınız demişti annem
terden uykudan yorgundu babam
kırık dökük hüzünlü
pırıl geceden bedensiz geçiyor hayat
rengin özesmi
nefes kuşu
Ayrılık
Otların ateşinde-çocukluk günleri
Eteğinden düşemediğin
Anne sıcaklığı
Gülümsemen nehirlerin akışı
Çıplaklığın
Dikey burcunda bir kadın
Düşer erincinden
Ayrılık zulada yalana düşer
Soluk soluyuşlar
Bulut sesi yok
Dalga dokunuşu ayrılık
Ağıt kapısında gecenin
Yenilenlerin en sessizi
Yaşayanların en sakini
Kırılgan çerçevesiz ayrılık
Hoş geldin
rengin özesmi
nefes kuşu
Otların ateşinde-çocukluk günleri
Eteğinden düşemediğin
Anne sıcaklığı
Gülümsemen nehirlerin akışı
Çıplaklığın
Dikey burcunda bir kadın
Düşer erincinden
Ayrılık zulada yalana düşer
Soluk soluyuşlar
Bulut sesi yok
Dalga dokunuşu ayrılık
Ağıt kapısında gecenin
Yenilenlerin en sessizi
Yaşayanların en sakini
Kırılgan çerçevesiz ayrılık
Hoş geldin
rengin özesmi
nefes kuşu
Zamanın Kumu
Geçiyor acıyı başıma yağdıran hayat
Cumbalı sokağın çalgıcıları geçiyor
Delişmen gülüşlerimden
Geçiyor hayat
En uzun gündüz
Akıyor kağıda süresiz
Dört taraf çarşı Pazar
Uz elli ne fayda
Zahmet türküsünü
Yakan bilir,
Çilesini ipliğin
Cesurmuşuz gibi ötesine bakalım
Bütün dillerde geçermiş zaman
Kumu dökülürmüş saatlere
Bir kanatlık uzaklıkmış
Ümit zamanda işkil
Veda soğukmuş
rengin özesmi
nefes kuşu
Geçiyor acıyı başıma yağdıran hayat
Cumbalı sokağın çalgıcıları geçiyor
Delişmen gülüşlerimden
Geçiyor hayat
En uzun gündüz
Akıyor kağıda süresiz
Dört taraf çarşı Pazar
Uz elli ne fayda
Zahmet türküsünü
Yakan bilir,
Çilesini ipliğin
Cesurmuşuz gibi ötesine bakalım
Bütün dillerde geçermiş zaman
Kumu dökülürmüş saatlere
Bir kanatlık uzaklıkmış
Ümit zamanda işkil
Veda soğukmuş
rengin özesmi
nefes kuşu
Hayat
Moskova’ da bir sabah düşünü bırak
Nazım anlatsın
Ağacın gövdesi çıplak
Yağmurlu ormanlar çoktu
Biz rüzgarda kuru yapraklar merdiveninden çıktık
İnanılmaz bir tango
Kelebeğin kanatları dağıldı
Kanatsız ihtiyar ihtimalleri unuttu
Baş başayız buz dünyasında
Yapraklar ağacı terk etmiş
Ağaçlı yol çıplak
Ayrılık acısı
Mor menekşe
Toz oldu ay dolunay
Hala cahilce ümitlerim var
rengin özesmi
nefes kuşu
Moskova’ da bir sabah düşünü bırak
Nazım anlatsın
Ağacın gövdesi çıplak
Yağmurlu ormanlar çoktu
Biz rüzgarda kuru yapraklar merdiveninden çıktık
İnanılmaz bir tango
Kelebeğin kanatları dağıldı
Kanatsız ihtiyar ihtimalleri unuttu
Baş başayız buz dünyasında
Yapraklar ağacı terk etmiş
Ağaçlı yol çıplak
Ayrılık acısı
Mor menekşe
Toz oldu ay dolunay
Hala cahilce ümitlerim var
rengin özesmi
nefes kuşu
Sevda
sana yüzüm yok-vermediler
narin bir ney sesi-pencereden anılar geçiyor
ıssızlık bulutlara inat
bozguna uğradık nasıl denir
Son Kızılderili tatanka ıyotake
comanche dilini öğret bana
gönül vurgun yemiş, soğudum
ağladım ölüme
öpmeye doyamadım nasıl denir
yağmur mavisini yitirmiş
kendince yağmak istemiş
bulutlara inat-küçültüp kalbimi sokağa
düşeceğim nasıl denir
rengin özesmi
nefes kuşu
sana yüzüm yok-vermediler
narin bir ney sesi-pencereden anılar geçiyor
ıssızlık bulutlara inat
bozguna uğradık nasıl denir
Son Kızılderili tatanka ıyotake
comanche dilini öğret bana
gönül vurgun yemiş, soğudum
ağladım ölüme
öpmeye doyamadım nasıl denir
yağmur mavisini yitirmiş
kendince yağmak istemiş
bulutlara inat-küçültüp kalbimi sokağa
düşeceğim nasıl denir
rengin özesmi
nefes kuşu
........
ey şair Filistinli
bombalarla dövüldüğün gecede
mızraklı uyku
ağladı Filistin
söz kağıt üstünde süresiz dağıldı
kutsal kaya Kudüs'ü terk etti
Filistinli, ölü gibi ol
şair suretin kan seli aynasında
ayna sır çalıyor
savaşın ateşin külün
düş' ün şair barışın için savaşmaya yazgılı
rengin özesmi
nefes kuşu
ey şair Filistinli
bombalarla dövüldüğün gecede
mızraklı uyku
ağladı Filistin
söz kağıt üstünde süresiz dağıldı
kutsal kaya Kudüs'ü terk etti
Filistinli, ölü gibi ol
şair suretin kan seli aynasında
ayna sır çalıyor
savaşın ateşin külün
düş' ün şair barışın için savaşmaya yazgılı
rengin özesmi
nefes kuşu
Unut
Ece Ayhan senin u harfine
göz değdi
onca acı eşyaya
eşya acı biriktirdi
tortusu yapıştı kağıda acının
ağaç kökleriyle denize yürüdü
(kafası ağaçtan bir kadın yürüdü
fenerle gecenin üstüne)
ateşi yakmadı
kadın ıslak
üçgenler ve kırmızı eşyaya girdi
dördüncü rüyayı geçirdik
daha bir kaç kedi saklanacak tabloya
bir kuş karların altında yem arayacak
duvardan bir yüz sökülecek
kadın çıplak piyanonun
taburesine oturacak
kalbini sıkacak elleri
rengin özesmi
nefes kuşu
Ece Ayhan senin u harfine
göz değdi
onca acı eşyaya
eşya acı biriktirdi
tortusu yapıştı kağıda acının
ağaç kökleriyle denize yürüdü
(kafası ağaçtan bir kadın yürüdü
fenerle gecenin üstüne)
ateşi yakmadı
kadın ıslak
üçgenler ve kırmızı eşyaya girdi
dördüncü rüyayı geçirdik
daha bir kaç kedi saklanacak tabloya
bir kuş karların altında yem arayacak
duvardan bir yüz sökülecek
kadın çıplak piyanonun
taburesine oturacak
kalbini sıkacak elleri
rengin özesmi
nefes kuşu
e hali
bizi ayıran yüksek umutsuzluk yüzünden
seninle avundu gece
ben yoktum
kimsenin yalın hali yoktu
duvardan öte olabilirliklerde
varlıksız sesler boşluklar
ağır bir gökten düştüler
gecenin kapısından sabah sağıldı
bir yarı düş
yüzüme hüzün işleyen
gündüzden geceye değişen
uzayan kabulden dönmüş
anlayamadığım bir yalnızlık duygusu
beklenmeyen bir yüzleşme
ansal ve geçici öldüm
aşağısı yok gibi
rengin özesmi
nefes kuşu
bizi ayıran yüksek umutsuzluk yüzünden
seninle avundu gece
ben yoktum
kimsenin yalın hali yoktu
duvardan öte olabilirliklerde
varlıksız sesler boşluklar
ağır bir gökten düştüler
gecenin kapısından sabah sağıldı
bir yarı düş
yüzüme hüzün işleyen
gündüzden geceye değişen
uzayan kabulden dönmüş
anlayamadığım bir yalnızlık duygusu
beklenmeyen bir yüzleşme
ansal ve geçici öldüm
aşağısı yok gibi
rengin özesmi
nefes kuşu
Seviş-me
İçindeki boşlukta çalıştım
Üşüdüm
Sanki bir penceren ormana açılıyor
Kadın gövdesi aynada-karnına değiyor başka bir ten ahh!
Kuş şarkı söylüyor
Suya..
Renkler ses veriyor
Benim avuçlarım kırmızı
Yüzüm beyaz
Yüzümü unuttun
Bellek bir yere sakladı
Belki bir şarkının içine
Odalar/odalar
Biraz daha ışık/koro sesleri
Çizikler…
Hayatın gidişinden kaçmanın
Dayanılmaz arzusu
Sonunda-
Karınca ip merdivende,
Tırmandı
Sözcükler
Sevgi ‘’an’’ da gezer,
Zamana dayanıyor yazı dediler
Caddeden akıyor yağmur dediler
rengin özesmi
nefes kuşu
İçindeki boşlukta çalıştım
Üşüdüm
Sanki bir penceren ormana açılıyor
Kadın gövdesi aynada-karnına değiyor başka bir ten ahh!
Kuş şarkı söylüyor
Suya..
Renkler ses veriyor
Benim avuçlarım kırmızı
Yüzüm beyaz
Yüzümü unuttun
Bellek bir yere sakladı
Belki bir şarkının içine
Odalar/odalar
Biraz daha ışık/koro sesleri
Çizikler…
Hayatın gidişinden kaçmanın
Dayanılmaz arzusu
Sonunda-
Karınca ip merdivende,
Tırmandı
Sözcükler
Sevgi ‘’an’’ da gezer,
Zamana dayanıyor yazı dediler
Caddeden akıyor yağmur dediler
rengin özesmi
nefes kuşu
Boşluğa Sadakat
Sarsak zayıf bir kadın/gecede/geceye düşkün/
Duygular giysiler renkler sesler/ve durumu
Düzensizliğe/Okunmamış bir kadına/
Yalnızlığın sahnesinde/Düşsellik/
Sadakat bir boşluktu/
Kaygan ve çok nemli bir gecede…
Annenin ayaklarında
Ninnilerle sallandığın
Sarhoşluk
Hatırlıyor musun
Alabildiğine mavi
Tek bir sözcük
Düzensizliğe
Okunmamış bir çocuğa…
rengin özesmi
nefes kuşu
Sarsak zayıf bir kadın/gecede/geceye düşkün/
Duygular giysiler renkler sesler/ve durumu
Düzensizliğe/Okunmamış bir kadına/
Yalnızlığın sahnesinde/Düşsellik/
Sadakat bir boşluktu/
Kaygan ve çok nemli bir gecede…
Annenin ayaklarında
Ninnilerle sallandığın
Sarhoşluk
Hatırlıyor musun
Alabildiğine mavi
Tek bir sözcük
Düzensizliğe
Okunmamış bir çocuğa…
rengin özesmi
nefes kuşu
Ağır aksak duralım
Duyamaz yıldızlar-ölülerin yüreklerini
Acılarını bitirip gittiler-cesarete duralım
Zamanın cesareti –mekanın-odaların-gecenin..
İçkinin cesareti-duralım
(Hayatı düşünüyorum- parlıyordu boşluktan
Gelip geçecek mi-tenimden-bozulacak burada
Şiirin yüzü-dalgalanır gibi boşluktan yürüyeceğim-)
(Kimsenin sıcak olmadığı-çocukluğumdan çıkacağım
Çekilmek için ipin ucuna)
Uzayın önünde saf çiçekler-günler bize dolanıyor
Fırtına kanatlı uçuyorsun-bu yaprak duramayacak
Pişmanlık başladı-duralım
(Bozulacak burada-gecenin yüzü-
Dağınık sabahlarımıza inat
Bozulacak burada-gecenin yüzü-
Şeyler dalgalanır gibi-söyler ağlar geceye-
Boşluktan yürüyeceğim-bozulacak şeyler)
Sonbahar dokunmasın yüzüne dur-pişmanlık sırtımda
Duvarda-ağırsın her yerde
Kabul denilen büyük yanılgı-yüreğim ağırlaştı-duralım
(Gelip geçecek bir yabancı-tenimden gelip geçecek
Bozulacak burada-hayatın yüzü
Yabancı boşluğu-tüketince-beni arayacak
Bozulacak burada-benim yüzüm)
Zaman-durma koş-
Dur-duralım
Çıkmak tasanın içinden-dumandan sevinçlerle
Durma-acılar eskiyecek-
Ellerim üşütülmüş-yakında geçecek
Dur-durma-
Yalnızlık eskiyecek
Zaman yanımdan geçecek-dur-duralım
rengin özesmi
nefes kuşu
Duyamaz yıldızlar-ölülerin yüreklerini
Acılarını bitirip gittiler-cesarete duralım
Zamanın cesareti –mekanın-odaların-gecenin..
İçkinin cesareti-duralım
(Hayatı düşünüyorum- parlıyordu boşluktan
Gelip geçecek mi-tenimden-bozulacak burada
Şiirin yüzü-dalgalanır gibi boşluktan yürüyeceğim-)
(Kimsenin sıcak olmadığı-çocukluğumdan çıkacağım
Çekilmek için ipin ucuna)
Uzayın önünde saf çiçekler-günler bize dolanıyor
Fırtına kanatlı uçuyorsun-bu yaprak duramayacak
Pişmanlık başladı-duralım
(Bozulacak burada-gecenin yüzü-
Dağınık sabahlarımıza inat
Bozulacak burada-gecenin yüzü-
Şeyler dalgalanır gibi-söyler ağlar geceye-
Boşluktan yürüyeceğim-bozulacak şeyler)
Sonbahar dokunmasın yüzüne dur-pişmanlık sırtımda
Duvarda-ağırsın her yerde
Kabul denilen büyük yanılgı-yüreğim ağırlaştı-duralım
(Gelip geçecek bir yabancı-tenimden gelip geçecek
Bozulacak burada-hayatın yüzü
Yabancı boşluğu-tüketince-beni arayacak
Bozulacak burada-benim yüzüm)
Zaman-durma koş-
Dur-duralım
Çıkmak tasanın içinden-dumandan sevinçlerle
Durma-acılar eskiyecek-
Ellerim üşütülmüş-yakında geçecek
Dur-durma-
Yalnızlık eskiyecek
Zaman yanımdan geçecek-dur-duralım
rengin özesmi
nefes kuşu
Merdivenler
koyu tenli düşlerim—erkek düşlerim---zamanı gelmedi
bulamadım karanlıkta pınarın başında—zamanı var
düş’ ün zamanı var
bulunmaz tozlarda;
bulunmaz gizlerde
açık tenli düşlerim—kadın düşlerim—duraksayıp—mırıldanan
düşlerimin yapısı—duraksayıp—mırıldanan—zamanı gelir
bulamadım karanlıkta pınarın başında—zamanı var
dinlendiğin kendin için—zamanı yok
dinlediğin kendin için—eskitmiş merdivenler –öfkeni
aradığın kendin için
bulamadığın kendin için---düşlerimin mırıldandığı zamanı getir
bulunmaz gizlerde
bulunmaz tozlarda
zamanı var
eskitsin merdivenler öfkemi
ansızın düşümde
ben dedim boynu bükük geceden sabaha çıkar beni
yazı dedi sokaktan rüzgarı getirdim
çıt kırıldı uzaklık
kızıl düş söndü
BEN GİDİYORDUM SOYUTA…
rengin özesmi
nefes kuşu
koyu tenli düşlerim—erkek düşlerim---zamanı gelmedi
bulamadım karanlıkta pınarın başında—zamanı var
düş’ ün zamanı var
bulunmaz tozlarda;
bulunmaz gizlerde
açık tenli düşlerim—kadın düşlerim—duraksayıp—mırıldanan
düşlerimin yapısı—duraksayıp—mırıldanan—
bulamadım karanlıkta pınarın başında—zamanı var
dinlendiğin kendin için—zamanı yok
dinlediğin kendin için—eskitmiş merdivenler –öfkeni
aradığın kendin için
bulamadığın kendin için---düşlerimin mırıldandığı zamanı getir
bulunmaz gizlerde
bulunmaz tozlarda
zamanı var
eskitsin merdivenler öfkemi
ansızın düşümde
ben dedim boynu bükük geceden sabaha çıkar beni
yazı dedi sokaktan rüzgarı getirdim
çıt kırıldı uzaklık
kızıl düş söndü
BEN GİDİYORDUM SOYUTA…
rengin özesmi
nefes kuşu
Ço-c-u-ğum
alavuşlu ağlayışlar evinde
doğdun ço-cu-ğum
gün ışığıyla ben seni yıkadım
alavuşlu ağlayışlar evinde ---ben seni yıkadım
gün ışığını verdi
deniz suyunu verdi
ben seni yıkadım
ritmik h-i-ç o-la-ma-yan
dü-zen-le-ne-me-miş
ri-tim-ler-le doğurdum seni
(acıyla ör-tü-lü göz-le-ri uykunun)
(ağlayış dünyanın her yerinden duyuldu)
ve sonra dünyanın her yerinden ço-c-uk-lar da
ağ-la-yı-şa ka-tıl-dı-lar
AĞLAYIŞ TEK
SAF
Ve BENZERSİZ ..
ağla çocuğum.
rengin özesmi
nefes kuşu
alavuşlu ağlayışlar evinde
doğdun ço-cu-ğum
gün ışığıyla ben seni yıkadım
alavuşlu ağlayışlar evinde ---ben seni yıkadım
gün ışığını verdi
deniz suyunu verdi
ben seni yıkadım
ritmik h-i-ç o-la-ma-yan
dü-zen-le-ne-me-miş
ri-tim-ler-le doğurdum seni
(acıyla ör-tü-lü göz-le-ri uykunun)
(ağlayış dünyanın her yerinden duyuldu)
ve sonra dünyanın her yerinden ço-c-uk-lar da
ağ-la-yı-şa ka-tıl-dı-lar
AĞLAYIŞ TEK
SAF
Ve BENZERSİZ ..
ağla çocuğum.
rengin özesmi
nefes kuşu
Ölümle Prova
Yeşil dalma ölüme
Dönüşüme bahar gelir ihtimal
Terk edelim gölgeyi
Maskelerimizi kapılara asalım gidelim
Sır tutsun su ile karışsın ayna
Ne vazolar küllerimizi saklasın
Ne çiçekler ölümü süslesin
Söyleyin çırılçıplak kiminle gezilebilir
Hoşça kalın insanlar,leylaklar
Uğurlayan ay
Buluta girmiş; rüzgar sürülmüş
Dönmeyiz artık
rengin özesmi
nefes kuşu
Yeşil dalma ölüme
Dönüşüme bahar gelir ihtimal
Terk edelim gölgeyi
Maskelerimizi kapılara asalım gidelim
Sır tutsun su ile karışsın ayna
Ne vazolar küllerimizi saklasın
Ne çiçekler ölümü süslesin
Söyleyin çırılçıplak kiminle gezilebilir
Hoşça kalın insanlar,leylaklar
Uğurlayan ay
Buluta girmiş; rüzgar sürülmüş
Dönmeyiz artık
rengin özesmi
nefes kuşu
İp-lik
su yeşili sevdi
suretini gördü kadın
suya dedi ışığım ters
oyaları iğneledi kumaşa
tutuldu ipliklere
bir çizgi
bir göz
bir düş
kırgın sürgün uzakta
tuğralar işlendi yeşil şallara
işlendi çin iğnesi
güvercinler dudak dudağa
kapandı kadın bohçaya atlas
dilleri deli boncuk
bekleyişin kendisi biz
dedi hepimiz kadın
kafasında güvercinler
kucağında kuzusu
iki kadın yaşlandılar
beş kadın yaşlandılar
on kadın yaşlandılar
rengin özesmi
nefes kuşu
su yeşili sevdi
suretini gördü kadın
suya dedi ışığım ters
oyaları iğneledi kumaşa
tutuldu ipliklere
bir çizgi
bir göz
bir düş
kırgın sürgün uzakta
tuğralar işlendi yeşil şallara
işlendi çin iğnesi
güvercinler dudak dudağa
kapandı kadın bohçaya atlas
dilleri deli boncuk
bekleyişin kendisi biz
dedi hepimiz kadın
kafasında güvercinler
kucağında kuzusu
iki kadın yaşlandılar
beş kadın yaşlandılar
on kadın yaşlandılar
rengin özesmi
nefes kuşu
Karınca
günlerden pazar aralık
eski istasyon mahallesinden
çocukluğumun karınca izleri
hüzünle beni çağırıyor
çağırıyor beni
unutulmuş sözcükler
İstanbul çingenesi hemen gel
Paris' i mor doğurmak istiyorum
çocukluğumu da yeniden
bisikletle uğurlamak istiyorum
günlerden pazar aralık
eski istasyon mahallesinden
romalı askerler sakallı ulema
bilginler aynı kervanla yola çıkmadı
İstanbul' da Haydarpaşa tren garında değilim
pencereden bakmıyorum
günlerden pazar aralık
uçan tüy karınca
çocukluğumu unutma.
rengin özesmi
nefes kuşu
günlerden pazar aralık
eski istasyon mahallesinden
çocukluğumun karınca izleri
hüzünle beni çağırıyor
çağırıyor beni
unutulmuş sözcükler
İstanbul çingenesi hemen gel
Paris' i mor doğurmak istiyorum
çocukluğumu da yeniden
bisikletle uğurlamak istiyorum
günlerden pazar aralık
eski istasyon mahallesinden
romalı askerler sakallı ulema
bilginler aynı kervanla yola çıkmadı
İstanbul' da Haydarpaşa tren garında değilim
pencereden bakmıyorum
günlerden pazar aralık
uçan tüy karınca
çocukluğumu unutma.
rengin özesmi
nefes kuşu
Çizmek
Kadın güvercinlerin evinde yaşayacak
Tren Sirkeci / Halkalı hattından geçecek
Resmin adı ''ağaçlar tretuvarlar'' olacak
Yollar raylar üst geçitler karmaşa; kaos…
Mezar taşları Mevlana'nın evinde gibi
Sarıklı başlar siyah ahtapot semah
Yaşananlar anısına duvar siyah
(Yağlıboya fırçaları vazoda duruyor
Ressam umarsızca tuale bakıyor)
Bir yer vardı Kavacık' ta
Eğreti binalarıyla tual bekleyen
Kirlenmeler yeşil kırmızı
Gül kurusu gri siyah
Ayna masmavi
rengin özesmi
nefes kuşu
Kadın güvercinlerin evinde yaşayacak
Tren Sirkeci / Halkalı hattından geçecek
Resmin adı ''ağaçlar tretuvarlar'' olacak
Yollar raylar üst geçitler karmaşa; kaos…
Mezar taşları Mevlana'nın evinde gibi
Sarıklı başlar siyah ahtapot semah
Yaşananlar anısına duvar siyah
(Yağlıboya fırçaları vazoda duruyor
Ressam umarsızca tuale bakıyor)
Bir yer vardı Kavacık' ta
Eğreti binalarıyla tual bekleyen
Kirlenmeler yeşil kırmızı
Gül kurusu gri siyah
Ayna masmavi
rengin özesmi
nefes kuşu
Gidelim
bu gece ne zaman biteceğini bilmediğimiz bu hayatın
yazılı ağır metinlerine gidelim
mor aklın suçlarına-pahalı ve-soluması güç havaya
konuşmayı bozan kimyasallara
yorgun bir taşın üzerine-kanatsız kollarıma
hararet hallerime gidelim
öyle deli saçması -şiirlere gidelim
bir ucundan tut
sökülsün dizeler
şiir hep yeni bir sevgili
sabahı düşünelim
gece bozulmasın
aslı bozulmasın
gelenek bozulmasın
nefes alsın acılar
şiir bozulmasın
(tı dan za' ya kadar gittiler şiir bozulmadı)
rengin özesmi
nefes kuşu
bu gece ne zaman biteceğini bilmediğimiz bu hayatın
yazılı ağır metinlerine gidelim
mor aklın suçlarına-pahalı ve-soluması güç havaya
konuşmayı bozan kimyasallara
yorgun bir taşın üzerine-kanatsız kollarıma
hararet hallerime gidelim
öyle deli saçması -şiirlere gidelim
bir ucundan tut
sökülsün dizeler
şiir hep yeni bir sevgili
sabahı düşünelim
gece bozulmasın
aslı bozulmasın
gelenek bozulmasın
nefes alsın acılar
şiir bozulmasın
(tı dan za' ya kadar gittiler şiir bozulmadı)
rengin özesmi
nefes kuşu
''hal''lerimiz
bir gök-bir ağrı-bin acı güneş
merhamet kadar/hem ‘hal-imiz eski..
uyandır karmaşalar saklı yüzümü
derin uykulardan uyandır
yılma, uyandır
güz gelmeden
kaç gün kaç gece bozar bu uykuyu
zaman ağlamak zamanı değil
dalgıç olmayan su altına girmesin
ey okyanus
hangi kayanın altında
hangi balığın düş’ü saklanıyor
kör hüküm
zaman kırmızı çamurla boyandı
gözleri şişti annemin
adaletsizliğe ağlamaktan
birkaç on yıl daha
uzuuuuuuuuuuunnnnnnnn
ağlayacak adaletsizliğine dünyanın
zaman ağlamak zamanı değil
ala tüylü güvercin titredi
geceden çıktı
saf ışıklarını gönderdi güneş
keşke silkindi
keyiflendi,/alakarga ve güvercin silkindi
hem ‘hal’ eski
hem ‘hal’den bilmez dünya
hem kin etmediler
sundurma altından
gökyüzüne ‘hal’ lerini
hem ay menzilden menzile
hal’den hal’e geçerdi…
rengin özesmi
nefes kuşu
bir gök-bir ağrı-bin acı güneş
merhamet kadar/hem ‘hal-imiz eski..
uyandır karmaşalar saklı yüzümü
derin uykulardan uyandır
yılma, uyandır
güz gelmeden
kaç gün kaç gece bozar bu uykuyu
zaman ağlamak zamanı değil
dalgıç olmayan su altına girmesin
ey okyanus
hangi kayanın altında
hangi balığın düş’ü saklanıyor
kör hüküm
zaman kırmızı çamurla boyandı
gözleri şişti annemin
adaletsizliğe ağlamaktan
birkaç on yıl daha
uzuuuuuuuuuuunnnnnnnn
ağlayacak adaletsizliğine dünyanın
zaman ağlamak zamanı değil
ala tüylü güvercin titredi
geceden çıktı
saf ışıklarını gönderdi güneş
keşke silkindi
keyiflendi,/alakarga ve güvercin silkindi
hem ‘hal’ eski
hem ‘hal’den bilmez dünya
hem kin etmediler
sundurma altından
gökyüzüne ‘hal’ lerini
hem ay menzilden menzile
hal’den hal’e geçerdi…
rengin özesmi
nefes kuşu
Sedef
incinin sırrı aynanın içinde
sıkıntıyı sakladı sır tenime sedef
incinin sırrı aynanın içinde
sıkıntıyı sakladı sır tenime sedef
içimde iç içe isimsiz kozalar
üşüyor gölgeler son yaz
sabırsız soluyor koynumda
narin sonbahar kırmızısı
kağıda düşüyor gölgeler
gecenin içinde tamtamlar…
ürperiyorum
üşütüyorum gökyüzünü
üşüyor ağaçlar çıplak
gece üşüyor
sarıl içime –içimden geçir ipini
kalemim sabırsız ucunda fener
düşleri aydınlatıyor
sır tenime sedef
bilmezden geldiğim acılarımdan
geçir ipini
üşüyor gölgeler son yaz
sabırsız soluyor koynumda
narin sonbahar kırmızısı
kağıda düşüyor gölgeler
gecenin içinde tamtamlar…
ürperiyorum
üşütüyorum gökyüzünü
üşüyor ağaçlar çıplak
gece üşüyor
sarıl içime –içimden geçir ipini
kalemim sabırsız ucunda fener
düşleri aydınlatıyor
sır tenime sedef
bilmezden geldiğim acılarımdan
geçir ipini
rengin özesmi
nefes kuşu
Dünyasız kuşlar
ah o güvercinleri tutan ellerin
kanadı kırık aşklar vurgunu
kızıl yüzlü özgür rüzgar
söz kağıt üstünde süresiz dağıldı
ahmetciğim
acıdan kaçmak için gövden
çekilmede yavaş …
yavaş çekilmede sonsuz uykusuna
hep uzanırdın yasak olana
kızıl canlı aceleci
hep çocuksu
bir tomurcuk gibi uzanırdın güneşe doğru
güneş yasak artık
küçük saydam bir deniz
siyahi tanıdık bir ayraç
seni ayırdı bu dünyadan
kurudu masal gölümüz
yüzünde taşıdığın hüznün
anneme düşkünlüğün
kıyısına usulca iliştiğin dünyanın
sarı çiçeklerine yağmur yağıyor
ahmetciğim
acıdan kaçan gövden
çekilmede sonsuz uykusuna
rengin özesmi
ah o güvercinleri tutan ellerin
kanadı kırık aşklar vurgunu
kızıl yüzlü özgür rüzgar
söz kağıt üstünde süresiz dağıldı
ahmetciğim
acıdan kaçmak için gövden
çekilmede yavaş …
yavaş çekilmede sonsuz uykusuna
hep uzanırdın yasak olana
kızıl canlı aceleci
hep çocuksu
bir tomurcuk gibi uzanırdın güneşe doğru
güneş yasak artık
küçük saydam bir deniz
siyahi tanıdık bir ayraç
seni ayırdı bu dünyadan
kurudu masal gölümüz
yüzünde taşıdığın hüznün
anneme düşkünlüğün
kıyısına usulca iliştiğin dünyanın
sarı çiçeklerine yağmur yağıyor
ahmetciğim
acıdan kaçan gövden
çekilmede sonsuz uykusuna
rengin özesmi
nefes kuşu
Bu gece anneme
büyük bir ay
gökyüzüne asılı yıldız
ve eski avlu.
ilk adımı hatırlıyor musunuz?
şimdi kim bana anlatacak söyleyiniz
yıldızları saydım
bir tek yıldız gördüm sadece
sanki benim nasıl olduğumu o anlayacakmış
YILDIZLAR AŞKINA
O BENİM İÇİN AĞLASIN
siz benim annem artık yoksunuz
ne bu acı
ne o yıldız
beni avutamaz
nasıl oldu mu?
AĞLADIM.
kumlara karıştı gözyaşı
ancak kalbim çığlık çığlığa
ben kum-muşum
anneler de yıldızlar gibi kayarmış
yabancı kuşlar gibiyim
ülkesine çok uzaklarda
uçuşan
yabancı kuşlar gibi
kırmızı iz
büyük bir ay
gökyüzüne asılı bir yıldız
ve eski avlu
BEN KUMMUŞUM
rengin özesmi
büyük bir ay
gökyüzüne asılı yıldız
ve eski avlu.
ilk adımı hatırlıyor musunuz?
şimdi kim bana anlatacak söyleyiniz
yıldızları saydım
bir tek yıldız gördüm sadece
sanki benim nasıl olduğumu o anlayacakmış
YILDIZLAR AŞKINA
O BENİM İÇİN AĞLASIN
siz benim annem artık yoksunuz
ne bu acı
ne o yıldız
beni avutamaz
nasıl oldu mu?
AĞLADIM.
kumlara karıştı gözyaşı
ancak kalbim çığlık çığlığa
ben kum-muşum
anneler de yıldızlar gibi kayarmış
yabancı kuşlar gibiyim
ülkesine çok uzaklarda
uçuşan
yabancı kuşlar gibi
kırmızı iz
büyük bir ay
gökyüzüne asılı bir yıldız
ve eski avlu
BEN KUMMUŞUM
rengin özesmi
nefes kuşu
Kaza-I
kış sabahı bir kalabalık
caddede/bir düş
bir ölüm
gelir dayanır
kapınıza dayanır
bir araba kazasında
kukla sürücüler
saçlarını topladı ve gitti
bitti-en zalim düş kendiminmiş
anılar uyansın -uyusun uyansın
uyuşuk düşler uyansın
yutucu unutkan toprak uyansın
kısır hayatlar uyansın
deli-yim
sağanak düşler gibi
yağmur yağsın başıma
bana bu yağmuru ilk verişin
ilk verişin-hangi 'an' da saklanıyorsun ANNE
döndüğümüz gün sonu
ne konuşabildim
ne diriydim
ne ölüydüm
üç çizgi göz
ve değnekli o deli adam
anahtar deliğinden bana baktılar
o boş kağıt beni bekledi
o boş beyaz kağıda şiir düşmedi
kış sabahı bir kalabalık
caddede/bir düş
bir ölüm
gelir dayanır
kapınıza dayanır
bir araba kazasında
kukla sürücüler
saçlarını topladı ve gitti
bitti-en zalim düş kendiminmiş
anılar uyansın -uyusun uyansın
uyuşuk düşler uyansın
yutucu unutkan toprak uyansın
kısır hayatlar uyansın
deli-yim
sağanak düşler gibi
yağmur yağsın başıma
bana bu yağmuru ilk verişin
ilk verişin-hangi 'an' da saklanıyorsun ANNE
döndüğümüz gün sonu
ne konuşabildim
ne diriydim
ne ölüydüm
üç çizgi göz
ve değnekli o deli adam
anahtar deliğinden bana baktılar
o boş kağıt beni bekledi
o boş beyaz kağıda şiir düşmedi
bir pencere denize açıldı
güneş denize düştü
güneşimiz söndü kızım
dedi BABAM
sinirlerim bozuk konuşma
konuş konuşma konuş
hiç bir şeyi
hiç bir şeye bağlama
dondurucu sessizliğine çekil dur
konuşma
o kadın ANNEM
saçlarını topladı ve gitti
bitti.
güneş denize düştü
güneşimiz söndü kızım
dedi BABAM
sinirlerim bozuk konuşma
konuş konuşma konuş
hiç bir şeyi
hiç bir şeye bağlama
dondurucu sessizliğine çekil dur
konuşma
o kadın ANNEM
saçlarını topladı ve gitti
bitti.
rengin özesmi
nefes kuşu
Gölgede
ıslak, boş
soğuk avlu
ölü…
yenilenlerin en sessizi...
gecenin ağıt kapısında
zor gün bu son oyun,
son dans…
dalgın zamanı gecenin
unutuşa yardım eden şeyler,
yalan olmuş fotoğraflar
yalanlanmış hayat,
çoktan yaşlanmış yüzüm
yaşlanmış anılar
(cenaze gezici biliyor musun
hep aynı mutsuzluk
hep aynı umutsuzluğa ulaştık)
ikindileri yokluğun dayanılmaz oluyordu
aklım faydasız düşler örerdi,
çok gidiyordun
uzaklaşıyordum kendimden
bir talihsiz derlerdi,
güneş ülkesinde bir kadın
düşer erincinden,
bir kedinin hüznüne çarpar yüreği
el çırpması kuş sesi
görenler var, geldiğin geceyi dövdüğün gün
tabloya düştü deli gözleri kedinin
yaşattım yokluğunu
yılların ağırlığına ekledim
zamansız
sıkışık düşler arasında
ve duvarların arkasında
gölgede…
rengin özesmi
nefes kuşu
Kül ölüm
Zaman yumruklarını masaya
Getirdi /ölüm/ dünya kül ölüm
Taksim uyuyor
Ölüm ne gece başladı ne aşk gece bitti
Yağmuru sevmezsin /çingene ağzını seversin
Toprak seni su' ya versin/sevgini su' ya at
Sözcüklerin filizlensin
Gölge gizlendi-ağır karanlık
Bu gece göründüğüm gibi değilim
Gözlerimin-ve kısmetsiz kırmızı kalbimin
(Bir de siyah kalbim yanıyor)
Gecesinde
Çok az KÜL
Göz kapaklarımda uyku
Kısmetsiz kül ve bu kısmetsiz uyku
Yeryüzünde değildi
Gece değildi
Karanlık pusuda, değildi
O İstanbul siyah değildi
Ve İstanbul karanlık/mutlak biliyorum değildi
Bu kül- bu uyku- su' dan korkmuş değil-di
Zaman yumruklarını masaya
Getirdi..
Karanlık bizi bulamadı
Tükenmiş karanlık
Biz yaşıyoruz bu cehennem
Kutuplardan daha soğuk
Beyaz bir boşluk
Gözlerim sesim yok
Ne görünmek ne de duyulmak istemedim
Ölüm-dünya kül gibi-uyuyor
rengin özesmi
Zaman yumruklarını masaya
Getirdi /ölüm/ dünya kül ölüm
Taksim uyuyor
Ölüm ne gece başladı ne aşk gece bitti
Yağmuru sevmezsin /çingene ağzını seversin
Toprak seni su' ya versin/sevgini su' ya at
Sözcüklerin filizlensin
Gölge gizlendi-ağır karanlık
Bu gece göründüğüm gibi değilim
Gözlerimin-ve kısmetsiz kırmızı kalbimin
(Bir de siyah kalbim yanıyor)
Gecesinde
Çok az KÜL
Göz kapaklarımda uyku
Kısmetsiz kül ve bu kısmetsiz uyku
Yeryüzünde değildi
Gece değildi
Karanlık pusuda, değildi
O İstanbul siyah değildi
Ve İstanbul karanlık/mutlak biliyorum değildi
Bu kül- bu uyku- su' dan korkmuş değil-di
Zaman yumruklarını masaya
Getirdi..
Karanlık bizi bulamadı
Tükenmiş karanlık
Biz yaşıyoruz bu cehennem
Kutuplardan daha soğuk
Beyaz bir boşluk
Gözlerim sesim yok
Ne görünmek ne de duyulmak istemedim
Ölüm-dünya kül gibi-uyuyor
rengin özesmi
nefes kuşu
Göl
Göle yağmur yağdı sınırsız boşluk hissi -kayboldum
Bu oyunlar- arzular, kayıplar, düşler gölgeler düğmeler
Başsız kolsuz figürler -ben gidiyordum ressama
Durmadan yağan yağmurun sonunda
Kalbimin çizgileri ıslandı
Yağmura geçmişin izlerini sildirdim
Sisin içinde saklandım
Pullarım balığı terk etti
Bir nehre düşer giderim ben
Seçtiğin acı
Seçemediğin sevinçlerinden
Tabloya girecek olan
Acı
Dediler
Yağmurdan-hüzün mü suçlu dedim
Duvarcı ustasının elinden duvara kadınlar karıştı
Halı ustasının elinden halıya karıştı kadınlar
Yine acıya düştü bir çocuk
Bu acıyı boyadı ressam
Düşe yordum kendimi
Takvimlere bakmadan kalın düşler boya dedim ressama
Acıyı da tabloya sakla-ben bir nehre düşer giderim
Üşümemek için yağmur suyunu içip her köşe başında seni aradım
Bütün bunlar beni eksik bıraktı küçük kağıtlar yandı içimde
rengin özesmi
nefes kuşu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)